Kim Bu Aile Filmi Hangi Filmden Uyarlama? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Her film, izleyicisini sadece bir hikaye anlatımına değil, aynı zamanda toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine de düşündürmeye davet eder. Bu yazıda, Kim Bu Aile? filminin temalarını siyaset bilimi perspektifinden ele alarak, iktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık gibi kavramlar üzerinden analiz edeceğiz. Modern toplumlarda güç ve otoritenin nasıl işlediğini, bireylerin bu düzen içindeki yerlerini ve demokratik katılımın sınırlarını sorgulayan bu yazı, aslında bir film çözümlemesinin ötesine geçerek, siyasal hayatımıza dair derinlemesine bir inceleme sunacaktır. Kim Bu Aile? Filmi: Bir Aile, Bir İktidar ve Bir Toplum Kim…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Aşil Tendonu Neden Kopar? Felsefi Bir Bakış Açısı Hayat, bazen beklenmedik bir anın içinde birden kırılabilir. Bir anda düşeriz, bir hareket yanlış yapılır ve vücudumuzda tamiri zor bir yıkım gerçekleşir. Aşil tendonu kopması, bu kırılmaların acı veren örneklerinden birisidir. Peki, bir insanın bu kadar önemli bir bağ dokusunu kaybetmesi sadece fizyolojik bir hata mıdır? Ya da bu kopuş, daha derin anlamlar taşır mı? Bu yazı, felsefi bir bakış açısıyla aşil tendonunun neden kopabileceğini, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyecektir. Bir gün, bir insan sağlıklı bir şekilde yürürken, bir adım atar ve aniden bir acı duyar. Aşil tendonunun kopması, fiziksel olarak…
Yorum BırakMotosiklet Azami Hız Sınırı Nedir? Hayatımızın En Hızlı Anı, Trafikte Ne Kadar Hızlı Olabiliriz? — Bölüm 1: İzmirliler için Trafik – Hız ve Sabır Arasında Bir Denge Evet, İzmirlisin. Bu demek oluyor ki sabrın gerçekten sınırsız, ama hızın… biraz daha mesafeli. Yani, motosikletinle sahildeki o rüzgârı hissetmek istiyorsun, doğru mu? Hadi diyelim ki sen de benim gibi bir “vites arttıran” birisin ve 50’lik bir yolda hız limitinin 70 olduğunu fark ettiğinde kafanda şu düşünce belirmeye başlar: “Hımmm, 70 mi? Ama bu yol bana 90’a kadar rahat gider gibi geliyor…” Bu arada, trafikte motosiklet sürerken o “azami hız sınırı” dedikleri kısıtlama,…
Yorum BırakÖğe Eksikliği: Siyaset, Güç ve Katılımın Kırılgan Dengesinde Bir Sorun Bir toplumun en temel unsurlarından biri, her bireyin toplumsal düzen içindeki yerine duyduğu güven ve o topluma katılımıdır. Ancak bu güvenin ve katılımın varlığı, bazen yetersiz kaynaklar veya eksik yapılanmalar nedeniyle ciddi şekilde sarsılabilir. “Öğe eksikliği” gibi bir kavram, işte tam da bu noktada devreye girer. Peki, toplumsal düzenin ve siyasal yapının temellerinde bu eksiklikler nasıl yer bulur? Hangi güç ilişkileri ve toplumsal yapılar, bu eksikliklerin yeniden üretilmesine neden olur? Bu yazıda, “öğe eksikliği” kavramını, siyaset bilimi perspektifinden, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi çerçevesinde ele alacağız. Kısacası, toplumsal ve…
Yorum BırakBir Öğrenciye Ne Kadar Burs Verilmeli? Bilimsel Bir Bakış Eskişehir’de bir üniversitede çalışan, genç bir araştırmacı olarak öğrencilere burs verilmesinin ne kadar önemli bir konu olduğunu her gün gözlemliyorum. Ama asıl mesele şu: Bir öğrenciye ne kadar burs verilmeli? Burs miktarını belirlemek, sadece bir sayıdan ibaret değil; bu karar, öğrencinin eğitim hayatını, sosyal yaşamını ve hatta gelecekteki kariyerini doğrudan etkileyen bir konu. Burs verme süreci, tam anlamıyla bir denge kurma işidir. Ne az, ne çok… Peki, bu dengeyi nasıl bulmalıyız? Burs Verme Kararının Psikolojisi: Azı mı, Çoğu mu? Burs miktarını belirlerken, ilk bakmamız gereken şey, öğrencinin gerçek ihtiyaçlarıdır. Hepimiz biliyoruz…
Yorum BırakModern Eğitime Ne Zaman Geçildi? Bir Tarihsel Perspektif Geçmiş, yalnızca tarih kitaplarında yer alan bir zaman dilimi değil; aynı zamanda bugünü anlamanın ve geleceği şekillendirmenin anahtarıdır. Eğitim, insanlık tarihindeki en temel ve dönüştürücü unsurlardan biridir. Eğitim sistemlerinin evrimi, toplumsal değerler, ekonomik yapılar ve siyasi iktidarlarla sıkı bir ilişki içindedir. Bu yazı, modern eğitimin ortaya çıkış sürecini tarihsel bir perspektiften ele alacak, eğitim anlayışının nasıl değiştiğini ve bu dönüşümün toplumsal hayatta nasıl yankı bulduğunu tartışacaktır. Antik Çağ’dan Orta Çağ’a: Eğitimde Elitist Yapılar Antik Yunan ve Roma: Eğitim ve Filozofların Etkisi Modern eğitimin temelleri, antik Yunan’da ve Roma’da atılmaya başlanmıştır. Yunan filozofları,…
Yorum BırakBilmeden Domuz Eti Yedim Ne Yapmalıyım? Diyanet Perspektifinden Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamak, sadece tarihsel olayları öğrenmek değil, aynı zamanda bugünümüzü yorumlamak için bir rehberdir. İnsanlık tarihinin en ilginç yönlerinden biri, insanların zaman içinde değerler, inançlar ve günlük alışkanlıklar açısından nasıl evrildikleridir. Bu yazıda, “bilmeden domuz eti yedim ne yapmalıyım” sorusunu tarihsel ve dini bir bağlamda ele alacağız. Bu soruya verilecek cevap, hem kişisel bir içsel yolculuk hem de toplumsal normların nasıl şekillendiği üzerine derin bir düşünme fırsatıdır. Domuz Eti Tüketimi ve Dini Yasağın Kökenleri Domuz etinin yasaklanması, sadece İslamiyet’le sınırlı bir konu değildir. Dünya tarihinin pek çok dini ve…
Yorum BırakŞii Mezhebi Hak mı? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, yalnızca eski olayları hatırlamak değil, aynı zamanda bu olayların bugüne nasıl ışık tuttuğunu anlamaktır. Tarih, kendisini sürekli olarak yeniden inşa eden bir anlatıdır; bir toplumun inançları, değerleri ve kimlikleri nasıl şekillendiğini anlamak, yalnızca geçmişi değil, bugünü ve geleceği de sorgulamamıza neden olur. Şii mezhebi, İslam’ın temel ayrımlarından biri olarak, hem dini hem de toplumsal anlamda derin izler bırakmış bir inanç sistemidir. “Şii mezhebi hak mı?” sorusu, bu mezhebin tarihsel yolculuğunu ve toplumsal dönüşümünü anlamak için bir kapı aralamaktadır. Ancak bu soruyu sormadan önce, Şii mezhebini tarihsel bir bakış açısıyla ele almak,…
Yorum Bırakİslam’ın Siyasal Amacı: Güç, Toplumsal Düzen ve Meşruiyet Toplumlar, insanın bir arada var olma arzusunun ötesinde, karmaşık güç ilişkilerinin ve düzen arayışlarının şekillendirdiği dinamikler içinde varlık gösterir. İktidar, toplumsal normlar, adalet, eşitlik gibi kavramlar her zaman siyasal yaşamın temel yapı taşlarını oluşturmuştur. Bu noktada İslam, yalnızca bir inanç sistemi olarak değil, aynı zamanda toplumsal düzeni ve güç ilişkilerini belirleyen bir siyasal paradigma olarak da incelenmesi gereken bir öğretiye sahiptir. İslam’ın siyasal amaçlarını anlamak, bireysel özgürlükler ile toplumsal sorumluluklar arasında nasıl bir denge kurduğunu keşfetmek, günümüz siyaset teorileriyle kıyaslandığında ne gibi çıkarımlar sağlanabileceğini görmek açısından önemlidir. İslam ve İktidar: Meşruiyetin Temeli…
Yorum BırakGiriş — Zeka ve İktidar İlişkisi Zeki’nin tersi nedir? Bu soru, yalnızca dilsel bir zıtlık değil, aynı zamanda toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve bireysel ile kolektif arasındaki etkileşimlere dair derin bir sorgulama başlatabilir. Zeka, genellikle bireysel başarı, mantıklı düşünme ve çözüm üretme gibi unsurlar üzerinden tanımlanır. Ancak, siyasetin karmaşık dünyasında, “zeka” nasıl bir etki yaratır? İktidar, kurumlar, ideolojiler ve demokrasinin dinamikleri içinde, bir insanın “zekâsı” sadece entelektüel kapasiteyle değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve siyasi bağlamlarla da şekillenir. Peki, zeki olmanın tersi yalnızca “salak” olmak mıdır? Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, bu soru; toplumsal düzenin, meşruiyetin ve katılımın nasıl şekillendiğiyle…
Yorum Bırak