Azerice “Humar”: Psikolojik Bir Mercekten İnsan Davranışlarını Anlamak İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, bazen basit bir kelime bile insan zihninin derinliklerine açılan bir kapı olabilir. Azerice “humar” kelimesi de bu tür kelimelerden biridir. Peki, “humar” ne anlama gelir ve bunun psikolojik anlamları nelerdir? Her bir kelime, bizlere bir toplumun düşünsel yapısını, duygusal süreçlerini ve sosyal etkileşim biçimlerini yansıtır. Bu yazıda, humar kelimesini bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından ele alacağız. Amacımız, bu kelimenin sadece dilsel anlamını değil, aynı zamanda insanlar arasındaki psikolojik etkilerini de derinlemesine incelemek. Humar Nedir? Türk Dil Kurumu’na ve Azerice sözlüklerine baktığımızda, humar kelimesi, “içki”…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hırsız Alarm Sistemleri Nelerdir? — Edebiyatın Sessiz Alarmı Üzerine Bir Deneme Giriş: Kelimelerin Alarmı Bir edebiyatçı için kelimeler, yalnızca anlam taşıyıcıları değil; aynı zamanda koruyuculardır. Bir evin alarm sistemi nasıl hırsızdan koruyorsa, bir yazarın dili de insanın iç dünyasını unutuşun ve yozlaşmanın “hırsızlarından” korur. “Hırsız Alarm Sistemleri nelerdir?” sorusunu teknik bir mesele olarak değil, bir edebi metafor olarak düşünmek gerekir: her insanın, her metnin, her toplumun bir koruma sistemi vardır. Bu yazıda, hem kelimenin somut anlamıyla hırsız alarm sistemlerini hem de edebiyatın kendi “alarm” mekanizmalarını tartışacağız. Çünkü bazen bir sensörün sesiyle, bazen de bir romanın cümlesiyle uyanırız hayata. — Evin…
Yorum BırakHidrojen Kim İcat Etti? Bilimin ve Edebiyatın Kesişiminde Görünmez Bir Kahramanın Hikâyesi Bazı sorular, yalnızca bilgiye değil, insanın anlam arayışına da dokunur. “Hidrojen kim icat etti?” sorusu, ilk bakışta bilimsel bir merak gibi görünür; ancak derinlerde, kelimelerin ve anlatıların şekillendirdiği bir dünya tahayyülünü barındırır. Çünkü her keşif, yalnızca bir formül değil, bir hikâyedir — ve her hikâye, insanın varoluşla kurduğu ilişkinin edebi bir yansımasıdır. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, hidrojen yalnızca evrenin en hafif elementi değil, aynı zamanda insanın “anlamı çözme” çabasının metaforudur. Tıpkı bir şairin sözcüklerin kökenine inerek anlamın özünü araması gibi, bilim insanları da maddenin temel yapı taşlarını anlamaya…
Yorum BırakTrafik Kazasında Biri Ölürse Ne Olur? Adalet, Cinsiyet ve Toplumsal Vicdan Üzerine Bir Gerçeklik Bir insan hayatını kaybettiğinde, sadece yollar değil, toplumun vicdanı da durur. Bir trafik kazasında biri öldüğünde ne olur? Yasa der ki “soruşturma başlatılır, kusur oranı belirlenir, dava açılır.” Ama aslında olan bundan çok daha karmaşıktır. Çünkü bir insanın ölümü sadece bir dosya numarasına, bir mahkeme kararına sığmaz. O ölüm; aileleri, toplulukları, sistemleri ve değerleri sarsar. Bu yazıda, bir kazanın ardından ortaya çıkan tabloyu yalnızca hukuki değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet penceresinden ele alacağız. Çünkü bir insanın ölümü, hepimizin hikâyesidir. Yasal Süreç: Suç, Ceza ve Sorumluluk…
Yorum BırakFransız Danteli Özelliği Nedir? Zarafetin Tarihsel İzleri ve Estetik Anlamı Bir Sanat Olarak Dantel: Güzelliğin Sessiz Dili Fransız danteli, sadece bir kumaş süsü değil, yüzyılların estetik birikimini taşıyan bir kültürel simgedir. Fransa’nın zarafet anlayışını temsil eden bu özel dokuma, hem görsel bir incelik hem de teknik bir ustalığın birleşimidir. Dantel, tarih boyunca statü, zarafet ve kadınsı zarafetin sembolü olarak görülmüş; Fransız danteli ise bu sembolizmin en rafine hâline dönüşmüştür. İncelikli işçiliği, narin dokusu ve motiflerin anlam derinliği, onu diğer dantel türlerinden ayıran temel niteliklerdir. Tarihsel Arka Plan: Kraliyet Saraylarından Günümüze Fransız dantelinin kökeni, 17. yüzyıl Fransa’sına uzanır. O dönemde Lyon…
6 YorumKem Ağızlı Ne Demek? Bir Sözün Ardındaki Hikâye Bazı kelimeler vardır, sadece ağızdan çıkmaz; yüreğin en derinlerinden kopup gelir ve bir hayatı değiştirecek kadar güçlü olabilir. “Kem ağızlı” da işte o kelimelerden biridir. Bugün sana, bu kelimenin ardındaki anlamı anlatan bir hikâye anlatacağım. Çünkü bazen bir kelimeyi anlamanın en güzel yolu, onun etrafında örülmüş bir hayat hikâyesini dinlemektir. Bir Kasabanın Hikâyesi: İki İnsan, İki Dünya Küçük bir kasabada yaşayan iki insan vardı: Ali ve Elif. Ali, mühendis bir adamdı; hayatı planlı, mantıklı ve çözüm odaklıydı. Bir sorun çıktığında ilk yaptığı şey, nedenini bulmak ve hemen çözümünü üretmekti. Elif ise öğretmendi;…
8 Yorum4. Sınıf Hikaye Kitapları Kaç Sayfa Olmalı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Güç, İktidar ve Eğitim: Bir Siyaset Bilimcinin Kaleminden Bir siyaset bilimci için her yapı —ister devlet, ister okul, ister hikaye kitabı olsun— bir iktidar ilişkileri sahnesidir. Toplumun en erken yaşta karşılaştığı metinler, sadece bilgi değil, aynı zamanda ideolojik düzenin minyatür biçimleridir. Bu nedenle “4. sınıf hikaye kitapları kaç sayfa olmalı?” sorusu yüzeyde pedagojik bir mesele gibi görünse de, aslında toplumsal düzenin inşasına dair derin bir siyasal tartışmayı içerir. Sayfa sayısı, sadece bir teknik ölçüt değil; çocuğun dikkat süresinden, bilgiye erişim hakkına kadar uzanan geniş bir politik simgedir. —…
Yorum BırakÜcretsiz Photoshop Programı Var Mı? Tarihsel Bir Bakışla Dijital Dünyadaki Evrim Bir Tarihçinin Samimi Girişi: Geçmişin İzinden Geleceğe Tarih, sadece geçmişte yaşanan olayların bir kaydından ibaret değildir; aynı zamanda bugünümüzün, geleceğimizin ve en önemlisi dijital dünyadaki evrimimizin de bir aynasıdır. İnsanlık, teknolojiyle ilişkisini her dönem yeniden tanımlamış ve her yeni buluş, toplumsal yapıyı, iş gücünü ve hatta kişisel deneyimleri dönüştürmüştür. Bu yazıda, tarihsel bir bakış açısıyla, dijital fotoğrafçılığın ve grafik tasarımının temel taşı olan Photoshop’un evrimine odaklanacak ve günümüzün popüler sorularından biriyle ilişkilendireceğiz: Ücretsiz Photoshop programı var mı? Photoshop’un Yükselişi: Dijital Sanatın Devrimi Adobe Photoshop, 1988 yılında Thomas Knoll ve…
4 YorumKandil Hangi Yağ Kullanılır? – Işığın Kalbine Doğru Bir Yolculuk Bazen küçük bir ayrıntı, geçmişle bugün arasında köprü kurar. Bir kandil alevi mesela… Yavaşça yanarken hem karanlığı dağıtır hem de binlerce yıllık insan hikâyesini fısıldar. Işığın bu büyüsünü mümkün kılan şeyin ardında ise basit ama derin bir gerçek vardır: yağ. Peki, bir kandil hangi yağ ile yanar? Hangi yağ daha uzun ömürlü, daha temiz ve daha anlamlıdır? Gel, birlikte ışığın kökenine doğru bir yolculuğa çıkalım. — 🌿 Işığın En Eski Yakıtı: Bitkisel Yağlar İnsanlık tarihinin en eski kandilleri, binlerce yıl öncesinde Mezopotamya’nın, Mısır’ın ve Anadolu’nun topraklarında yanıyordu. O dönemin insanları…
8 YorumToplumsal Yapının Aynasında Türklerin Hareketliliği: Göçebe mi, Konar Göçer mi? Toplumları anlamak, yalnızca geçmişte yaşadıkları olayları değil; bu olayların düşünce biçimlerine, toplumsal ilişkilerine ve kültürel kodlarına nasıl yansıdığını çözümlemeyi gerektirir. Bir sosyolog olarak sahada yaptığım gözlemler, Türk toplumunun köklerinde yatan hareketliliğin —yani “yer değiştirme” pratiğinin— yalnızca fiziksel bir eylem olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir davranış biçimi olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda, “Türkler göçebe mi, konar göçer mi?” sorusu tarihsel bir tartışmadan çok, bugün bile toplumsal yapımızı şekillendiren dinamik bir olguyu anlamakla ilgilidir. Göçebelik ve Konar Göçerlik Arasındaki Fark Göçebe topluluklar, sürekli hareket hâlinde olan; yerleşik bir mekâna bağlı kalmadan doğayla iç…
4 Yorum