İçeriğe geç

Şiirde ulama nasıl olur ?

Şiirde Ulama Nasıl Olur?

Günlerden bir gün Kayseri’de… Rüzgar, o her zamanki gibi sert esiyor ve ben bir kafede pencerenin kenarına oturmuş, önümdeki boş sayfalara bakıyorum. Kalbimde bir huzursuzluk var; bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Şiirlerim, kelimelerim… hepsi birbirine karışıyor, ulama gibi bir şey… ne de olsa her şey kaybolmuş gibi hissediyorum.

1. Gecenin Sessizliğinde Bir Ulama Başlar

Bazen bir şarkıyı defalarca dinlersiniz. Her dinleyişte bir şeyler değişir, bir şeyler eklenir; tıpkı bir şiir gibi… Anlamlar yer değiştirir, sözler vücut bulur, hüzünlü bir melodinin içinde kaybolursunuz. O şarkıyı dinlerken bazen bir ulama gibi bir şey olur. Araya bir boşluk girer ve kendini bir parça daha duyarlı hissedersin. İşte şiir de böyledir. Her kelime, bir melodinin parçaları gibi. Araya katılan ulama da tam olarak bu, aradaki boşluğun yankısıdır.

Kayseri’de yaşayan, 25 yaşındaki duygusal bir gencim. Her gün birkaç sayfa yazıyorum. Hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu her zaman hissediyorum, ve bu eksikliklerin ardından gelmesi gereken bir huzur, bir son bulma arayışı var. Şiir de bu arayışta en önemli dostum oldu. Ama ulama… o kelimenin arkasındaki anlamı tam olarak ne zaman keşfettiğimi hatırlamıyorum.

Bir akşam üstü, yalnız başıma parkta yürürken, birden bir ses duydum. Uzaklardan bir çığlık, daha doğrusu bir ulama… bir köpek, tek başına orada, gökyüzü ile birleşen o anı yaşarken bana doğru bakıyordu. Ne kadar yalnız olduğunu, ne kadar karanlık bir gecede olduğunu tam anlamasam da, o sesin içindeki o hüzün beni derinden etkiledi. İşte şiirde ulama da böylesi bir şeydi. Bir boşluk, bir çığlık, ama bir şeyin tamamlanması da.

2. Hayal Kırıklıkları ve Şiirdeki Ulama

Hayatımda bazen, her şeyin güzel olduğunu düşündüğüm anlarda bile bir eksiklik hissediyorum. Bir şekilde içimdeki boşluk bir türlü dolmuyor. Yazdığım şiirlerde bile; her bir kelimenin, her bir satırın sonunda bir eksiklik beliriyor. Kimi zaman umutla başladığım yazılarım, hayal kırıklığı ile son buluyor.

Bir gece, yine yazmak için masama oturduğumda, içimden bir şeyler yazmaya başlamıştım. İlk başta kelimeler kolayca akıyordu; ama sonra birden, bir eksiklik hissettim. Yazdıklarımda bir anlam kaybolmuştu. İçimde bir boşluk, bir ulama gibi yankılanıyordu. Sanki bir şeyin tamamlanması gerekiyordu ama neydi? Şiirin o eksik yanını bulmak zordu.

Şiirlerimden birinde şöyle yazmıştım:

“Bir köpeğin uladığı gibi, geceyi yırttım. İçimdeki boşluğu hissettim, ama sesim kayboldu. Ne zaman olacak, ne zaman bulacağım seni? İçimde her şeyin cevapsız kaldığı o boşluk.”

Bunu yazarken bir şeylerin eksik olduğunu hissettim. Sanki kelimeler birbirini takip ediyordu ama sonuca ulaşamıyordum. İşte şiirlerdeki ulama da böyle bir şey: Başlangıç ile bitiş arasında kalan, söylenmeyen ama hissedilen bir eksiklik. İçimdeki o boşluğu ne zaman dolduracağımı bilmiyorum, ama bu duygular her gün bana eşlik ediyor.

3. Umut ve Şiirdeki Dönüm Noktası

Bir sabah, uykusuz geçirdiğim bir gece sonrası, kendimi kaybolmuş hissettim. Anlatacak çok şeyim vardı ama dilim, kelimelerim susuyordu. Bir şeylerin eksik olduğunu hissettim, sanki içimde bir umut kırıntısı vardı, ama bulamıyordum. Yazmaya başladım:

“Bir umut belirdi gözlerimde, belki de sevdanın sesiydi. Kaybolan zamanımı geri almak, yalnızlığımdan kurtulmak istiyorum. Ama o ses… o ulama, bir şeyleri tamamlayan, bir şarkının sözleri gibi.”

Birden fark ettim, işte şiirdeki ulama buydu. Bir eksiklik, bir yarım kalmışlık… Ama bu eksiklik, sadece bu boşluğu hissederek tamamlanabiliyordu. Sonra kelimeler geldi, yavaşça, her birini yerine koyarak. İçimdeki bu boşluk, bir anlam kazandı. Şiir, eksiklikle tamamlanmıştı. O an, ulama gerçekten bir anlam ifade etmeye başlamıştı.

4. Duyguların Gücü ve Ulama

Bazen, bir duyguyu, bir anıyı, bir sesi tarif etmek çok zor olur. Kelimeler kifayetsiz kalır. Ama şiir, işte o boşlukları doldurmak için var. Şiirde ulama da, bu eksikliği, o zor tarifi tamamlayan bir yankı gibi gelir. Ne kadar zor olursa olsun, o eksiklik her zaman oradadır, ve ona yer açmak, kalbinizde bir alan yaratmak gerekir.

Kayseri’nin sokaklarında, akşam rüzgarı yüzüme vururken, bir başka şiir yazdım. Artık kelimeler o kadar kolay geliyordu ki, bir eksiklik hissediyordum; bir şeyi kaçırıyordum. Ama bu hissiyat da güzeldi, çünkü sonunda fark ettim: Şiir, o ulama gibiydi. Tamamlanmamış bir şeyin sürekli yankısıydı.

Bir köpeğin uladığı gibi, kelimeler de bazen içimde ulur. Hayatımın en büyük boşluğunu hissediyorum. Ama belki de o boşluk, en son tamamlanacak olandır. Şiirin ulaması gibi… O sesi bulduğumda, içimdeki boşluk tamamlanacak.

5. Sonuç: Ulama ve Şiirdeki Tamamlanma

Şiirlerde ulama, bir eksikliğin yankısıdır. Bir kelimenin bitişi, bir duygunun tamamlanması. Birçok kez aradım ama tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ama bir şey var, ulama gibi… Tıpkı içimdeki boşluğun bir yankısı gibi. Belki de bu boşluklar, hayatı daha anlamlı kılan şeylerdir.

Kayseri’deki o rüzgarlı akşamda, her şeyin bir eksik olduğunu düşündüm. Ama belki de eksiklik, aslında her şeyin tamamlanacağı anın hazırlığıdır. Şiirlerde de bazen ulama olur. O anın, o sesin yankısı olur.

Şiirde ulama nasıl olur? Bazen eksik olur. Ama eksik olduğunda, o boşluğun yankısı, duygularımızı derinleştirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş